27 Ağustos 2010 Cuma

fenalarda

siliyorum-yazıyorum,tekrar siliyorum ve baştan başlıyorum yazmaya,çok geçmeden duruyor,yazdıklarımı okuyor, istediğimin çok uzağında olduğumu fark ediyor ,vermek istediğim düşünceyi yine kelimelere-cümlelerime yansıtamadığımı görüyorum,ne kadar denersem deneyeyim hep bir şeyler eksik kalıyor,kalacak da üstelik ,kahretsin ki bunuda biliyorum,buna rağmen çok geçmeden,hiç istemesem de yine kendimi o kısır döngünün içinde buluyorum..



karar vermem gerekmeyen "pis" işlerde daha iyiyim ,arkamı dönüp,çekip gider,aramaz-sormaz sanki hiç yokmuş,olmamış gibi davranır,suçuda unutkanlığıma yıkar,umursamaz davranırım.hep bir kolaya kaçışlık,kestirme yol arama vardır benim için zira her geri dönüş sancılı ve sıkıntılı olur.bloga geri dönüşümde bu şekilde gerçekleşiyor işte,geri dönüş kararı ve ilk yazım beni oldukça yordu bu nedenle.uzun zamandır yazmıyordum, hep bir şeyleri engel ediyordum kendime,tatildi,oydu-şuydu falan diye. bir süre yine aktif olucağım buralarda ama kendimide biliyorum bu sürenin ne kadar olacağından emin olamıyorum aslında,unutmamak adına bu sefer çok daha fazla hayali not etmek dileğiyle.

20 Temmuz 2010 Salı

boşluk doldurmaca

bu aralar oldukça fazla boş zamanım ve bu boş zamanlarımda da yapacak çok fazla şeyim olmadığından -ki blogunda yayın hayatına başlamasının kaynağıdır bu gereksiz boşluk- değişik işlere yönelmek istedim,misal japon manga kültürüne duyduğum ilgiyi sadece işin okuma tarafından çıkarıp,türkçe manga çevirisi yönüne uygulamaya karar verdim,henüz türkiye de çevirisi yapılmamış bir seriyi baştan itibaren düzenlemeye başladım bile ve anladımki bu çeviri işini yapanlarında işi zor ,ama gönül işi bu tabiki,bakalım benim gibi sıkılgan hemen bunalan kolaya kaçıp işlerden sıyrılmayı benimsemiş birisi ne kadar süre devam edecek bu deliliğe.şuanda elimde olan seri ile ilgili bişeyler yazmıyorum hele bir bitirelim yayınlansın falan o zaman onunla ilgilide karalarız birkaç şey,ama çok sevileceğinden,tutacağından adım gibi eminim diyerek  keh keh keh le kapatalım :  )

17 Temmuz 2010 Cumartesi

one piece strong world



merakla beklenen one piece strong world raw formatlı olsada nete düşmüştür,yakın zamanda sublanmış biçimde izleriz sanırım.delilik derecesinde bağımlısı olduğum op in 1 yada 2 filmini seyretmişimdir en fazla,iş bir serinin filmini yapmaya geldimi olmuyor açıkçası,ne yaparlarsa yapsınlar tatsız oluyor-du ama bu filmin senaryosunun tensai oda nın elinden çıkmış olması,ona bakışımızı, yaklaşımımızı değiştirdi,işin içinde oda varsa hiç farketmez,illaki muhteşemdir,kesin ve net.bakalım sabırsızlıkla bekliyoruz

16 Temmuz 2010 Cuma

great dictator

charlie chaplin mode on

yağmurlu bir günde nazım da sıcak çayımı içip -ki istanbul da en güzel çayı her zaman onlar yapar- akşam üstü gireceğim sınava hafiften çalışıyor,sağıma soluma bakınıp zaman geçiriyorken tanıştım kendisiyle,tanıştım demek yanlış aslında sevdim doğrusu,bu arada elbette charlie chaplin in varlığından haberdardık,ama o kadar yani,kimdir sorusuna komik adam - sessiz film - siyah/beyaz dönem - deyip geçiştirecek kadardı bilgimiz,genel kültür bu kadardı işte,ama o gün değişti hersey, masa nın üzerinde kazınmış onunla ilgili az biraz tanıtıcı yazı ve bir foto dan ibaretti bu değişimi sağlayan,ama olan olmustu, yagmur güzel çay enfesti nazım da, charlie chaplin in benim ilahlarımdan biri olması için herşey ayarlanmıştı sanki ve öylede oldu daha sonra.


bu ilahın bütün filmlerini izlemek gibi bir idealim vardır,hani şu ölmeden önce yapmak isteyeceğiniz şeyler vardır ya, bu benim için onlardan biridir işte.daha çok var onunla ilgili yazmak istediğim aslında da neyse yeter şimdilik.

deneme 1-2-3

bir süreliğine de olsa bu blogu kişisel emellerime alet etmeye karar verdim,keyif falan alacağımdan değil işte öyle takılıcam bir süre,zaten kendime de çok güvenmiyorum açıkçası devamlılık konusunda,oldukça tembel, miskin ve tahammülsüzümdür.haa birde yalan yok sağlam unutkan m!!

ne karalayacağım buraya emin değilim ama birbiriyle alakasız bir sürü şey olacak o garanti,şimdilik yeterli sanırım.